Malatya, Orduzu Gelin Kayası Efsanesi..



Orduzu Arslantepe de yaşayan yoksul mu yoksul bir aile varmış. Bu ailenin elif adında dünyalar güzeli bir kızı varmış.19 yaşında olan Elif’in güzelliği kendi köylerinde herkesçe bilinir hatta civar köylerden bu kızı her gün görmeye gelenler olurmuş.Bir gün komşu ülke kralının oğlu tarlalara bakmak için köye geldiğinde Elif ve babasını tarlada çalışırken görmüş.Kralın oğlu dakikalarca Elif’i izlemiş ve kızın babası ile gözgöze geldiğinde utanıp yanındakilerle birlikte oradan ayrılmış.Aradan günler,haftalar,aylar geçmiş ve sonunda kral oğlunuda yanına alarak köye gelmiş.Köyün meydanındaki kahvede oturan kral herkesin içinde kahveciye bakarak‘’benim tarlada çalışan Yusuf adında bir ırgat varmış,söyleyin ona kızınıda alıp buraya gelsin’’demiş.Kahveci ‘’hemen kralım’’diyerek koşar adım Yusuf’un evine doğru gitmiş.
Yusuf, eşi ve kızı Elif evlerinin bahçesinde otururken koşturarak yanlarına gelen kahveciyi görürler ve Yusuf,oturduğu yerden ayağa kalkarak…
-Hayırdır, Mehmet, bu ne hal?
-Koş, koş hemen kahveye gitmemiz lazım.
-Hayırdır ne oldu?
-Şimdi soru sorma zamanı değil, kızın Elif’i de al, haydi meydana gidiyoruz.
Yusuf,eşi ve Elif şaşkınlık içinde birbirlerine bakarlar. Yusuf, kızına bakarak…
-Kızım haydi üzerine bir şey alda bir gidelim.
-Tamam baba.
Der ve hep birlikte meydandaki kahveye giderler.Yusuf köyün meydanındaki kalabalığı görünce şaşırır.Kızı ile birlikte kalabalığın içine doğru ilerlediğinde meydanda oturmakta olan kral ve oğlunu görünce başını önüne eğip ‘’hoşgeldiniz kralım’’der.
Kral gayet mağrur bir bakışla Yusuf ve kızına bakarak...
-Bu kız senin mi?
-Evet, kızım Elif!
Kral, oturduğu yerden kalkar ve Yusuf’a doğru yaklaşarak…
-Hadi başına talih kuşu kondu,kızını oğluma alıyorum.
Dediğinde Yusuf Bey sinirlenir ve kızını kolundan çekerek arkasına gizler.
-Böyle kız mı istenir kralım?
Kral,Yusuf’un bu hareketine çok sinirlenir ve elini kaldırarak Yusuf’a bir tokat atar.
-Sen kim oluyorsun hadsiz! Ben kalkmışım, buraya kızını almaya gelmişim sen ise bana usul erkan mı öğretiyorsun?
Der.Tam bu sırada Elif kralın karşısına geçerek;
-Kralım, tamam babama bir şey yapmayın ben sizinle gelirim.
Dediğinde Yusuf, kızının sözleri karşısında yıkılır.Koca adam herkesin içinde ağlamaya başlar.Kral yanındaki adamlarına dönerek…
-Alın şu kızı, hadi gidiyoruz!
Der ve adamları ile birlikte Elif’i de yanına alarak köyden ayrılır. Elif ise gülümseyerek oradan ayrılır.
Yusuf ve karısı kızının ardından feryat figan edip ‘’gitme’’deselerde kızlarını bu sevdadan caydıramaz. Sonunda gençler kırk gün kırk gece süren bir düğünle evlenirler ve gelin alayı yola koyulur. Kız bir ara gelin alayını durdurur "evine iki atlı gönderip unuttuğu oklavayı istetir. Buna kızan anası: "gelinlik tacınla askerinle alayınla taş ol" diye beddua edince tüm alay taş olur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.